
10 Ağustos’tan herkese merhaba! Devlet Bahçeli’nin üniversite sınavlarında baraj puanlarının düşürülmesi talebi sonrasında Yükseköğretim Kurulu çalışmalara başladı. Afganistan topraklarının %80’den fazlasında kontol sahibi olduğunu öne süren Taliban’a ise “yönetiminin uluslararası alanda tanınmayacağına dair” bir uyarı geldi.
Keyifli okumalar!
TÜRKİYE’DEN GELİŞMELER
Tekel Bayileri Platformu Başkanı Özgür Aybaş, Tuborg grubuna ait biralara gelen zamları paylaştı. TBP başkanının paylaştığı yeni fiyatlara göre Tuborg grubuna dahil en ucuz 50 cl’lik şişe bira 14,50 lira.
Ankara’da tecavüze uğradığını söyleyerek suç duyurusunda bulunan ve bir hafta sonra intihar eden Eda Nur Kaplan’ın ölümüne ilişkin olarak, Kaplan’a cinsel saldırıda bulunduğu belirtilen Yusuf Güzelyurt gözaltına alındı.
- Gerisi: Ankara’nın Çankaya ilçesinde 18 yaşındaki Eda Nur Kaplan, annesine “Küçük kızın bazı şeylere dayanamıyor artık. Kızını çok harcadılar” mesajını gönderip yaşamına son verdi. Kaplan’ın intihardan önce kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu bildirdiği iki kişi hakkında polise suç duyurusunda bulunduğu, şahıslardan Mehmet A.’nın gözaltına alınıp delil yetersizliği gerekçesiyle serbest bırakıldığı, Yusuf Güzelyurt’un ise arandığı öğrenilmişti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin üniversite sınavlarında baraj puanlarının düşürülmesini istemesinin ardından, Yükseköğretim Kurulu konuyla ilgili çalışmalarını tamamladı. Hürriyet gazetesi çalışmanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulduğunu duyurdu.
- Devamında: Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yükseköğretim Kurulumuz, 2021 YKS tercih sürecinde merkezi ve ek yerleştirmeye ilave bir ek yerleştirme yapılmasını kararlaştırmıştır.” ifadelerini kullandı. Bu ilave ek yerleştirmede baraj puanı TYT’de 140, AYT ve YDT’de 170 olarak uygulanacak.
DÜNYADAN GELİŞMELER
Afganistan’da Ferah Bölge Meclisi Üyesi Shahla Abubar; Taliban’ın ülkenin batısında konumlanan Ferah vilayetini ele geçirdiğini söyledi. Böylece Taliban cumadan bu yana yedinci vilayet merkezini ele geçirmiş oldu. Ayrıca Taliban, Afganistan topraklarının %80’den fazlasını kontrol ettiğini öne sürüyor.
- Uyarı: ABD’den bir barış elçisi, Taliban’ın Afganistan’da güç kullanarak iktidara gelmesi durumunda Taliban yönetiminin uluslararası alanda tanınmayacağına dair bir uyarıda bulundu.
- Başka başka: Avrupa Birliği üyesi altı ülke, Avrupa Komisyonu’na yazdıkları ortak mektupta iltica başvurusu reddedilen Afganistan vatandaşlarını ülkelerine geri göndermeye devam etmek istediklerini belirtti. Almanya, Hollanda, Avusturya, Belçika, Danimarka ve Yunanistan hükümetleri, sığınma başvuruları reddedilen ve tüm yasal yolları tüketen Afganistan vatandaşlarının ülkelerine iade edilmesini istiyor. Mektuba tepki gösteren AB Parlamentosu Yeşiller Partisi üyesi Hannah Neumann, Twitter’dan “Almanya neden bu utanç verici mektubu imzaladı” açıklamasıyla, altı ülkenin girişimine tepkisini gösterdi.

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, tüm vatandaşları orduya katılmaya ve kuzeyde ilerleyişini sürdüren isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’ne karşı savaşmaya çağırdı.
- Neler olmuştu? Geçtiğimiz yılın sonunda Etiyopya hükümeti, ayrılıkçı Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin liderlerinin çoğunun çatışmalarda öldürüldüğünü veya yakalandığını açıklamıştı. Tigray halkının merkezi orduyu işgalle suçlayarak protesto ettiği ve binlerce insanın hayatını kaybettiği açıklanmıştı. 45 bin civarında mülteci de komşu Sudan’a göç etmişti.

Fransa merkezli spor gazetesi L’Equipe, Barcelona’dan ayrılan yıldız futbolcu Lionel Messi’nin Paris Saint-Germain’le (PSG) anlaşmaya vardığı haberini yaptı.
- Habere göre, PSG ile anlaşan Messi’nin gelecek saatler içinde Paris’e ulaşması bekleniyor. Messi’nin Paris’e ulaştıktan sonra tıbbi kontrolden geçeceği daha sonra da iki yıllık anlaşma imzalayacağı belirtildi. Messi’nin PSG’de yıllık 35 milyon avro kazanacağı gelen bilgiler arasında.

Çin’de mahkeme, uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla 15 yıl hapis cezası aldıktan sonra yeniden yargılanarak idam cezasına mahkum edilen Kanada vatandaşı Robert Schellenberg’in temyiz başvurusunu reddetti.
- Gerisi: Schellenberg, 2018’de uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla 15 yıl hapse mahkum edilmiş, ardından 2019’da yeniden yargılanarak bir gün süren duruşmada idama mahkum edilmişti. Schellenberg’in yeniden yargılanması, Çin merkezli teknoloji şirketi Huawei’nin sahibi Ren Zhengfei’nin kızı ve şirketin Mali İşler Direktörü Meng Wanzhou’nun, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delmek suçlamasıyla 1 Aralık 2018’de Kanada’nın Vancouver kentinde gözaltına alınmasının ardından gelmişti.

YENİ NESİL İNSAN HAKLARI
Yapay Zeka Çağında İnsan Hakları – Yeni Nesil İnsan Hakları Serisi #3
Tuğçe İncetan
Yapay zekanın hayatlarımıza hızla girmesi ve sürekli ilerleme halinde olması beraberinde pek çok soru ve sorunu getiriyor. Bunlardan birisinin de gelişen teknolojinin insan haklarına etkisi olduğu şüphesiz. Yapay zeka kavramı oldukça geniş bir kavram olsa da, en basit haliyle; makinelerin canlılara özgü bir özellik olan zekaya sahip olabilmesi ve bu zeka ile öğrenme, problem çözme gibi bilişsel işlevleri taklit etmesidir. Yapay zeka temelli teknolojiler ise her gün kullandığımız sosyal medya uygulamalarından ev aletlerine kadar günlük hayatlarımıza fazlasıyla dahil olmuş durumda. Peki günlük hayatlarımıza bu kadar yakından dahil olan bir teknolojinin insan haklarına etkisi konusuna ne kadar hakimiz? İlk bakışta bir ilgisi yokmuş gibi düşünülse de aslında yapay zeka temelli her teknoloji başta veri güvenliği olmak üzere, eşitlik, ayrımcılık yasağı gibi insan haklarının temelini oluşturan başlıca aktörlere karşı bir tehdit içermektedir.
Yapay zeka ile insan hakları ilişkisi
Az önce yaptığımız basit tanıma göre; yapay zeka kullanan makinelere öğretilen birtakım veriler tekrar tekrar kullanılarak, güncellenerek öğrenme ve problem çözme eylemleri yapılmakta. Bu durum da makineye verilen veri her neyse, o yönde bir çıktı oluşmasına sebep olmakta. Dolayısıyla yapay zekanın verileri nasıl ve ne amaçla kullandığı, bireyler arasında ayrımcılık yapıp yapmadığı, belirli grupların belirli içeriklere/teknolojilere erişimini engelleyip engellemediğinin denetimini yapmak oldukça güç. Her ne kadar şu anda bu durum kontrol edilebilir seviyede gibi gözükse de, aslında durum bu şekilde değil. Örneğin yüz tarama kameralarıyla insanların yüzünü tanıyarak suçluların bulunduğu sistemler var. Bu kameralara kişilerin tespitini yapabilmek için belirli özellikler öğretiliyor; siyahi insanların tespit edilmesi gibi. Bu durum da açıkça ırkçılığa sebep oluyor. Ayrıca bu derece hızla gelişen bir alanda yapay zeka sosyal medya hesapları ve internet tarayıcılarıyla sınırlı kalmayıp günlük hayatta kullandığımız her aşamaya girecek gibi görünüyor. Kullandığımız arabadan evlerimizde kullandığımız elektrik süpürgelerine, AVM’de alışveriş yaparken yaptığımız ödemeden okullarda aldığımız eğitime, hatta mahkemelerde yapılan yargılamalara kadar genişlediğinde şeffaf ve hesap verebilir sistemlerle karşı karşıya kalmazsak temel insan hakları büyük tehlikede demektir.
Yapay zeka çağında insan hakları nasıl korunmalı?
Din, dil, ırk, cinsiyet ayrımcılığı yapılarak farklı muamelelere tabi tutulmaları, işlenen verilerin üçüncü kişilerle veya devlet kurumlarıyla paylaşılması gibi risklerin önüne geçmenin yolu; bir an önce yapay zeka gelişimi konusunda evrensel seviyede bir etik çerçeve çizilmesidir. Ulusal seviyede ise yapay zeka temelli teknolojilerin insan haklarına etkisi devletlerin belirleyeceği usullere göre yürütülmeli, denetimler yapılmalı ve yapay zeka temelli sistemlerden doğan zararların azaltılması için gerekli önlemler alınmalıdır. Bu düzenleme ve önlemler de, her teknolojiyi kapsayacak kadar geniş çerçevede ele alınarak insan hakları ihlallerinin önüne geçilmesi için yapay zeka temelli teknolojilere ilişkin tüm aktörlere (yapay zeka üreticileri, iş sahipleri, hizmet sağlayıcılar, yöneticiler, çalışanlar gibi) uygulanabilir hale getirilmelidir. Bu şekilde yapay zekanın neden olacağı insan hakları ihlalleri önlenebilecektir.