29 Mart’tan herkese merhaba!
📰 Manşetler;
🚢 EverGreen gemisi kurtarıldı
💂 Myanmar’da ölü sayısı artıyor
⛵️ Kanal İstanbul’da itiraz süreci
Keyifli okumalar!
TÜRKİYE’DEN GELİŞMELER
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaklaşık 3,5 saat süren kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.
- Salgının seyri: Erdoğan, aralarında İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’nın da aralarında olduğu bazı illerde durumun kritikleştiğini ve yüksek riskli illerin sayısının 58’e yükseldiğini açıkladı.
- Buna göre: Sadece pazar günü uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması tüm hafta sonu olarak güncellendi.
- Restoran ve kafeler: Restoran ve kafeler yine tüm Türkiye’de %50 doluluk oranı ile açık olacak.
- Ramazan önlemleri: Yalnızca ramazan ayı süresince ülke genelinde lokanta ve kafe gibi işletmelerin hizmetleri paket servisle sınırlandırılacak.
Fotoğraf: Sağlık Bakanlığı
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul projesi hususunda imar planlarını onayladıklarını ve projeyi askıya çıkardıklarını duyurdu. Projenin askıya çıkmasıyla itiraz süreci de resmen başlamış oldu.
-
Kanal İstanbul Özel: Novus olarak Kanal İstanbul Dosyası hazırladık, proje hakkında sıkça sorulan soruları derledik.
CHP Kadın Kolları Başkanı Aylin Nazlıaka, Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle iptal edilen İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi için Danıştay’a dava açtıklarını açıkladı.
Gazeteci Cüneyt Özdemir, “Bu tweet bir sanat eseridir” yazan tweetini NFT aracılığıyla 10 bin dolara sattığını açıkladı. Özdemir, geliri ise Darüşşafaka’ya bağışladığını duyurdu.
-
Nedir: Dilerseniz İrem Özbay’ın “Dijitalin yeni oyuncusu: NFT” isimli yazısını okuyabilirsiniz.
Dışişleri Bakanlığı, Azerbaycan ile yapılan seyahat anlaşmasında sona gelindiğini ve 1 Nisan’dan itibaren iki ülke vatandaşlarının yeni kimlik kartlarını göstererek pasaport olmadan seyahat edebileceklerini açıkladı.
Türkiye, 2022 FIFA Dünya Kupası Elemeleri G Grubu’nun ikinci maçında Norveç’i 3-0’lık skorla mağlup etti. Bu sonuçla Türkiye, tarihinde ilk kez şampiyona elemelerinde ilk iki maçını kazanmış oldu.
-
Yarın: Türkiye, yarın gruptaki üçüncü maçında Letonya ile 21.45’te Atatürk Olimpiyat Stadı’nda karşılaşacak.
Eskrim sporcusu İrem Karamete, Katar’da düzenlenen turnuvayı sekizinci tamamladı ve Tokyo Olimpiyatları’na Türkiye’den katılmaya hak kazanan ilk eskrim sporcusu oldu.
DÜNYADAN GELİŞMELER
Oksijen’in haberine göre ülkelerin Covid-19 aşı anlaşmaları 10 milyar doz civarında ve bu sayı dünya nüfusunun %80’ini aşılamaya yetiyor.
-
Zenginler: 38 milyon civarında bir nüfusa sahip olan Kanada’nın vatandaşlarını beş kez aşılayacak kadar aşı anlaşması bulunuyor. Dünya yetişkin nüfusunun %14’ünü oluşturan en zengin ülkeler ise yıl sonuna kadar nüfuslarının üç katına yetecek kadar aşıya sahip. Örneğin Avrupa Birliği 450 milyon nüfusu için toplamda 2 milyar doz anlaşması kapattı.
-
Yoksullar: En yoksul 70 ülke nezdinde ise bu yıl içinde nüfusun %10’u aşılanabilecek. Bazı ülkelerin aşıya erişim için 2023 yılını beklemeleri gerekecek.
Myanmar Siyasi Tutuklulara Yardım Kuruluşu’nun yayımladığı raporda, geçtiğimiz gün 36 can kaybının yaşandığı ve toplam ölü sayısının en az 459’a ulaştığı belirtildi. 2 bin 559 kişinin de gözaltında olduğunu belirtelim.
Avustralya Başbakanı Scott Morrison, cinsel istismar iddialarını takiben kabinedeki iki bakanı görevden aldı.
-
Detay: Başbakan Morrison, Adalet Bakan Christian Porter’ı ve Savunma Bakanı Linda Reynolds’ı görevden alarak, yerlerine sırasıyla Michaelia Cash ve Petter Dutton’ı atadı. Porter’in Endüstri Bakanlığı’na, Reynolds’ın ise Hükümet Hizmetleri Bakanlığı’na atanacağı belirtildi.
-
İddialar: Eski bir hükümet çalışanı Brittany Higgings, 2019 yılında bir bakanının parlamentodaki ofisinde tecavüze uğradığını iddia etmişti. Ayrıca Avustralya Başbakanı Morrison’un makamına gönderilen isimsiz bir mektupta da bir kabine üyesinin, 1988’de 16 yaşındaki bir kıza tecavüz ettiği ileri sürülmüştü.
İran ve Çin, Kuşak ve Yol projesi kapsamında 25 yıllık bir stratejik iş birliği anlaşması imzaladı.
-
Nedir? İran Dışişleri Bakanı Javad Zarif ve Çin’den mevkidaşı Wang Li tarafından imzalanan metinle 400 milyar dolarlık hacme sahip bir anlaşma yapıldığı gelen haberler arasında.
Süveyş Kanalı Yönetimi, geçtiğimiz hafta bölgede karaya oturan EverGreen isimli geminin kurtarılmasıyla kanalda trafik akışının yeniden başladığını duyurdu.
-
Ayrıca: Dört futbol sahası uzunluğunda dev bir konteyner gemisi olan EverGreen, küresel ticaretin %12’sini sağlayan Süveyş Kanalı’na sıkışarak dünyanın en işlek ticaret yollarından birini tıkamıştı. Dilerseniz Ebru Bozkurt’un kaleminde Süveyş Kanalı Krizini okuyabilirsiniz.
Çin’in başkenti Pekin’de kum fırtınaları ile hava kirliliği birleşince “kahverengi” bir hava oluştu. Moğolistan’dan geldiği kaydedilen kirli havanın etkisiyle güneş mavi renge, gökyüzü sarı renge büründü.
-
Tehlike: İlk bakışta “ilginç” görünen bu durum, sağlık açısından oldukça sakıncalı. Zira kan dolaşımına nüfuz edebilen küçük partiküller olarak adlandırılan PM 2.5, 462’ye ulaştı. Dünya Sağlık Örgütü, günlük ortalama PM 2.5 seviyesinin sadece 25 olmasını öneriyor.
DIŞ POLİTİKA
Göç ve Senato: ABD Gündemi Yoğun
Doğaç Özen
Her ne kadar uluslararası anlaşmazlıkların ve manevraların gölgesinde kalsa da ABD iç siyaseti 2022’de yapılacak ara Seçimler öncesinde kızışmaya başladı. Geçtiğimiz hafta Başkan Joe Biden ofisi devraldığından beri ilk resmi basın konferansını düzenledi, eski başkan Trump’ın çeşitli kaynaklarda boy gösterdi ve ileri gelen Cumhuriyetçi Parti yetkilileri gündeme dair sert yorumlarda bulundu.
Taraflar her ne kadar dış politika konusunda ortak hareket ediyor gibi görünse de iç politikada tamamıyla farklı gündemler söz konusu. Başkan Biden ve Cumhuriyetçi Parti üyelerinin açıklamaları, ABD iç siyasetine geçtiğimiz aylarda sıklıkla tartışılan ve büyük ihtimalle önümüzdeki yılın tamamına da darbe vuracak iki önemli konuyu kapsıyor: Göç sorunu ve Senato’nun işleyişi.
Biden iktidarının kanayan yarası: Göç sorunu
ABD’nin Meksika sınırı ve bu sınırda yaşananlar yıllardır önemini koruyan bir konu. Bu sorunların başlıcaları Meksika sınırından ABD’ye yasadışı biçimde girmeye çalışan göçmenler, bu göçmenleri yasadışı yollarla ülkeye sokmak için para alan insan kaçakçıları, uyuşturucu ticareti ve bütün bunların yarattığı insanlık dramı olarak sayılabilir. Hukuksuz göçün önlenmesi, ABD’de muhafazakar ve merkez siyasetin en önemli gündemlerinden birini oluştururken, Demokrat Parti’nin konuya daha ılımlı yaklaştığı biliniyor. Fakat, konuya toplumun bakışı partiler üstü bir netlikte sert: ABD toplumunun %84’ü güney sınırında yaşanan olaylarla ilgili bir sorun olduğu yönünde görüş bildiriyor.
Güney sınırında yaşananların sebepleri arasında Covid-19 salgınının Güney ABD ekonomisini ciddi boyutlarda etkilemesi, kıtada artan şiddet olayları ve uyuşturucu çetelerinin bölgede etkisini arttırması olarak belirtiliyor. Aynı zamanda sınıra gelen bazı Güney Amerikalı mültecilerin Başkan Biden ve Demokrat Parti yönetiminin ılımlı göç politikaları izleyeceği inancıyla bu yolculuğu yaptıkları da belirtilenler arasında.
Konuya dair bir “tanımlama” tartışması da devam ediyor. Muhafazakar ve merkez siyaset güney sınırında yaşananlardan “kriz” diye bahsederken, Demokrat Parti yetkilileri ve basın sözcüleri olaylardan bir “zorluk” olarak bahsetme eğiliminde. Hatta, geçtiğimiz haftalarda Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki konudan “kriz” diye bahsettiğinde bir sonraki cümlesinde hemen bu ifadesini değiştirdi.
Biden, bu haftaki konuşmasında bu konuya dair endişeleri anladığını ve konunun gündemde olduğundan bahsetti. Özellikle bu ıurumdan etkilenen göçmen çocukların travmaları üzerine eğilen Biden, yönetiminin bu konuya kalıcı bir çözüm aradığına da değindi.
Trump kanadı
Konu, Trump’ın da ajandasında. 2024 için aday olup olmayacağına henüz karar vermediğini bir podcastte belirten eski başkan Trump, hâlâ birçok Cumhuriyetçi için önemli bir figür. Geçtiğimiz hafta çeşitli platformlarda konuyu takip ettiğini belirten Eski başkan, giderek derinleşen krizden Biden yönetimini sorumlu tutuyor. Trump’ın yakın zamanda Güney Sınırı’na bir ziyaret gerçekleştirmesi de beklentiler arasında.
Filibuster tartışması büyüyor
Filibuster, 2000’lerin başından beri hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat Parti Senatörleri tarafından sıklıkla kullanılıyor. Başkan Biden’ın kendi politik kariyerinde de başvurduğu filibuster sürecine bakışı son yıllarda değişmiş gibi. Demokrat Parti’nin progresif kanadından son yıllarda gelen baskılar filibuster sürecinin kaldırılması veya değiştirilmesi üzerine kurulu. Biden geçtiğimiz haftaki konuşmasında konuya uzunca yer vererek filibuster sürecinin zorlaştırılması ve bu değişikliğe rağmen hâlâ altyapı, göç gibi ajandalara engel oluyorsa filibuster’a dair “daha ileri tedbirlerin alınması gerekebileceğini” işaret etti. Peki filibuster tam olarak nedir?
Filibuster, Türkçede tam karşılığı olmayan bir kavram. Geçtiğimiz yüzyıllarda korsan, haydut gibi anlamlar gelen kelime, bugün itibarıyla ABD Senatosu’nda uygulanan bir politik manevrayı temsil etmekte. Trump döneminde gündemde kendine sıklıkla yer bulmaya başlayan filibuster; Biden döneminde ise Temsilciler Meclisi, Beyaz Saray ve Kongre’yi kontrol eden Demokratlar tarafından kaldırılmak veya değiştirilmek isteniyor. Savunucuları ise artık klasikleşen bir ifadeyle filibuster’ın Senato’nun ruhu olduğunu iddia ediyor.
ABD Senatosu 100 senatörden oluşuyor ve oyların 50-50 bölünmesi halinde Başkan Yardımcısı nihai 101. oyu kullanabiliyor. Her ülkede olduğu gibi Senato’dan kararların geçebilmesi için oy çokluğu gerekli; bazı kararlar için basit çoğunluk (50+1 oy) yeterliyken, bazı kararlar için ise nitelikli çoğunluk (60 oy) gerekiyor.
Filibuster bu noktada ilginç bir yerde konumlanıyor. Filibuster tam olarak “bir yasanın Senato’da oylanmasına başlamadan önce kapsamlı bir şekilde tartışılması” anlamına geliyor ve bu tartışmanın bitirilmesine karar vermek için nitelikli çoğunluk gerekiyor. Yani, Senato’da çoğunluk olan bir parti, basit çoğunluk ile yürürlüğe sokabileceği bir yasayı, filibuster sürecinin sonlandırılması için gereken nitelikli çoğunluğu karşılayamadığı için rafa kaldırmak zorunda kalıyor. Bu durum ABD’yi ilgilendiren neredeyse tüm sorunlara dair yasalar için de geçerli; silah yasaları, sağlık yasaları, göçmenlik yasaları, federal haklar ve kısıtlamalar ve daha nicesi. Dolayısıyla filibuster’ın kalkması, iktidara gelecek partinin ajandasını çok daha hızlı ve sorunsuz ilerletmesi anlamına geliyor.
-
Cumhuriyetçiler de yaklaşan kavgaya hazırlanıyor. Cumhuriyetçi Parti’nin iki önemli ismi Senato Azınlık Lideri Mitch McConnell ve Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham filibuster’ı tüm imkanlar çerçevesinde savunacaklarını dile getirdi. McConnell, filibuster’sız bir Senato’nun iktidarda olan kanat tarafından fütursuzca kullanılabileceğini ve dengeleyici bir unsurun kalmayacağına dikkat çekti. McConnell, Trump döneminde Trump’ın ısrarlarına rağmen partisi aleyhine filibuster’ı savunmuştu.
-
Dolayısıyla ABD siyaseti, bir süredir iki yapısal sorun üzerine yoğunlaşmış durumda. Belirtmek gerekir ki; göç sorununun Demokrat Parti’nin zayıflığı olduğu biliniyor, aynı durum sağlık reformu ve Cumhuriyetçi Parti için de geçerli. Filibuster tartışmasını sağlık ve silah reformu tartışmaları izleyeceği bariz iken, ABD’de 2022’de düzenlenecek ara seçimlerin yüksek tansiyonlu tartışmalara sahne olacağı şimdiden anlaşılıyor.
SPONSORUMUZ
Yetenekli tasarımcılar tarafından hazırlanan şablonlarıyla Elio; fotoğraflarınızı Instagram hikâyelerinizde en “havalı” şekliyle paylaşabilmenizi sağlar. Kullanıcılar, uygulama aracılığıyla fotoğraflarını tek tıkla template’e yerleştirip hikâyesinde paylaşabilir.